Salı, Mayıs 03, 2011

Bilişim Teknolojileri için de çılgın projeler bekleniyor ???

merhaba:
başlığı bugün aldığım bir mailden aldım. BT Haberin bu sayısında aşağıdaki makaleyi okumaya başlayınca gene aynı şeyleri hatırlamaya başladım. Temel eğitim seviyesindeki öğrencilerimize ileride çok fazla kullanmayacakları ya da bütün hayatları boyunca sürekli olarak kullanmayacakları bilgi ve becerileri kazanmaları için saatler/haftalar/aylar/yıllar boyu dersler verirken Bilgi ve İletişim Teknolojileri konusundaki dersleri müfredattan kaldırarak aşağıdaki projleri yapacak insanları nereden bulacağız? Yazının bir bölümü aşağıda;

Bilişim için de çılgın projeler bekleniyor



Bilisim_IcindeTürkiye 12 Haziran 2011 tarihinde bir seçim yarışına daha girecek. Partiler birbiri ardına projelerini açıklıyorlar. Hatta projeler “çılgın proje” olarak da adlandırılıyor. Partiler seçim beyannamelerini tamamladı ve bu beyannamelerde sunduğu vaatlerle vatandaşlardan oy istiyorlar. Demokrasi anlayışından yeni anayasaya, insan haklarından ekonomiye kadar birçok projenin sunulduğu seçim beyannamelerinde partilerin bilgi ve iletişim teknolojileri konusundaki vaatleri neler oldu?
Partiler, 2011 seçim beyannamelerinde daha önceki seçim beyannamelerine oranla, bilişim, bilgi toplumu, e-devlet ve bilgi ve iletişim teknolojileri kavramlarını çok daha yoğun biçimde kullanıyor. Seçim beyannamelerindeki birçok başlık için geç kalınmış olsa da bilgi ve iletişim sektörünün gerek katma değer gerekse Türkiye’nin geleceği açısından öneminin farkına varıldığının göstergesi.
Partilerin sektöre yönelik vaatleri şu başlıklar altında:
AKP tarafından değinilen başlıklar
l Sabit ve mobil iletişim ve genişbant erişimi
l Fiber altyapı
l Bilişim Vadisi
l Yerli bilişim ürünleri
l e-Ticaret
l e-Dönüşüm
l e- Devlet
l Kağıtsız kamu hizmeti ve e-devlet
l Bilgisayar okuryazarlığı
l Siber güvenlik ve siber tehdit
l Karasal sayısal TV yayıncılığı
l Acil durum haberleşme sistemi
l Yerli cep telefonu üretimi
l Çağrı merkezleri ve veri merkezleri
l Yerli uydu yapımı
l Ar-Ge destekleri.

CHP tarafından değinilen başlıklar
l Jenerik teknolojiler
l Ar-Ge ve inovasyon
l Üniversite – sanayi işbirliği
l Teknokentler
l Yazılım
l Genişbant
l Yasal değişiklikler
l Avrupa’nın bilişim ve
yazılım üssü
l Bilişim reformu
l e-Devlet
l Veri paylaşımı
l Telif hakları
l Dezavantajlı kesimlere ücretsiz internet
l Bilgi ve İletişim Teknolojileri Bakanlığı.
MHP tarafından değinilen başlıklar
l Bilime önem verilmesi
l Ar-Ge
l Bilgi toplumu
l Milli Yenilik Sistemi
l ATAM
l Sosyal bilimler
l Ucuz hızlı haberleşme
l Sayısal yayıncılık
l e-Yaşam
l Bilişim Vadisi
l Bilim, Teknoloji ve İletişim Bakanlığı
l e-Devlet.

-------------------------------------------------
büyük bir ihtimalle diğer partilerin de bunlara benzer hedefleri/düşünceleri/planları vardır. Ülkemizde hayal ticareti serbest piyasa koşullarına uygun? olarak oluşmadığı, kontrol edilmediği için herkes korkusuzca hayal ticareti yapabiliyor. Yukarıdaki hedeflere ulaşmanın temel koşulu Bilişim Teknolojileri konusunda yetişmiş insan gücünden geçmektedir. Bu konuda iddialı olan mucize ülkelere bakıldığında bu işi şansa bırakmadıkları kolayca görülebilir. Biz ise, bu işi öğrenciler kendi kendilerine öğrenebilir diyerek tamamen şansa bırakmış durumdayız. Ne diyeyim, bu yolla başarılı olursak bu gerçekten Türk mucizesi olarak alan yazında müstesna yerini alacaktır.

saygılarımla,
M. Yaşar Özden

Pazar, Mayıs 01, 2011

PISA (Programme for International Student Assessment) 2009 ICT Sonuçları

merhaba:
OECD tarafından gerçekleşitirilen PISA (Programme for International Student Assessment) sınavının 2009 yılına ait olan sonuçları daha önce yayınlanmıştı. İlgilenenler aşağıdaki bağlantıdan rapora ulaşabilirler;
OECD-PISA
Sayfaya eriştikten sonra sayfayı biraz aşağıya doğru kaydıracak olursanız 6. kısım olarak;

Volume VI, Students on Line: Reading and Using Digital Information, explores students’ use of information technologies to learn (forthcoming - June 2011)

ifadesiyle karşılaşacaksınız. Bunun anlamı, ICT konusunda öğrencilerimizin elde edeceği sonuçlar önümüzdeki haziran ayı içerisinde bu siteden erişime açılacak. Bu sonuçları 2006 yılıyla kıyaslama yapma şansını elde edebileceğiz. Ben, 2009 yılında 2006'ya nazaran çok büyük değişim beklemiyorum, ama asıl değerlendirmeyi 2012 yılında yapabileceğimizi düşünüyorum. Nedenine gelince, bunun için çok zeki olmaya gerek yok. 2007 yılından itibaren, K-8 öğrencileri için Bilişim Teknolojileri dersleri yapılan bir değişiklikle zorunlu olmaktan çıkarıldı, hafta ders saati 1 (bir) saate indirildi ve dersin kredisi sıfırlandı. Bunun bir sonucu olmalı. Bizde öğrencilerin çoğunun evinde bilgisayar olmadığı için Anadolu'da birçok okulda öğrencilerin bilgisayara dokunabildikleri tek ders olan bu dersin yukarıdaki formata çevrilmesiyle öncelikle K-8 seviyesindeki ortalama 45 dakika olan bilgisayar kullanım seviyesi düşecektir, daha sonra da bu düşük seviyeyle elde ettiğimiz sonuçlar değişecektir. Umarım ve isterim ki zaman beni haksız çıkarsın. Bu konuda PISA-ICT sonuçlarına etki edecek bir faktör, Eğitimde Fırsatları Artırma ve Teknolojiyi İyileştirme Projesi (Eğitimde Bilişim Teknolojilerinin ruhuna FATİHA Projesi) olacaktır. Bu proje için de okullardaki BT sınıfları bozuluyor duyumları etrafta paylaşılıyor, umarım yanlış bilgidir. Ayrıca, Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi öğretmenleri artık dersleri olmadığı için başka yerlere tayin ediliyormuş.
Hep birlikte dua edelimde Uluslararası değerlendirmeler bu uygulamaları desteklesin. Olmazsa, kim bu kadar para ve emeğin hesabını verecek? bu geçen zaman nasıl telafi edilecek.
Bekleyip görelim derim.

Pazar, Kasım 21, 2010

Gözümüz aydın F@TİH geliyor....

merhaba:
Cumartesi günü Vatan gazetesinin birinci sayfasında yer alan haberde "570 bin sınıfa internet geliyor" dendikten sonra haberin devamında "İlk ve ortaöğretimdeki her sınıfta bilgisayar, projeksiyon makinası ve akıllı tahta bulunacak deniliyordu. Asıl önemli açıklamalar ise haberin iç sayfalarda verilen devamında geliyor ve "Türk Eğitiminde devrim yaratacak nitelikte önemli bir proje pazartesi günü açıklanıyor. Milli Eğitim Bakanlığı'nın yeni projesiyle her sınıfta internet bağlantılı dizüstü bilgisayar ile elektronik projeksiyonlar olacak. Öğrenciler evlerinde de okulun bilgisayar ağına bağlanarak ödevlerini güncelleyebilecek... diye devam ediyor.

Haberi tamammını okuyunca bu yıl okulların %40'ında uygulanacağını öğrenip çok mutlu oldum. Bu devrim haberlerini ne zaman duysam içim bir hoş oluyor nedense. Projenin dayanağı olarak, eğitim ve öğretimde niteliği artırmak (nasıl olcaksa, bu cihazları sınıflara taşıyınca olacaksa hemen diğer geri kalmış ülkelere haber verelim onlarda faydalansın) ve fırsat eşitliğini sağlamak (bu makinalar sınıflara konunca sadece öğretmenin önünde olacak, bu durumda fırsat eşitliği seyirci konumunda olmada sağlanacak galiba)amacıyla geliştirilen "Fırsatları Artırma ve Teknolojiyi İyileştirme Hareketi (F@tih) Projesi'nde sona gelindi denilmektedir. Ben amaca bakınca fırsat eşitliğini sadece seyirci konumunda görebiliyorum, teknoloji konusuna gelince burada adı geçen teknolojiler çok uzun zamandır diğr ülkelerde  yaygın olarak kullanılmaktadır. Fırsat eşitliği değil de teknolojik araç gereç satan firmalar için oldukça yağlı bir fırsat olabilir.
Bu proje konusunda daha detaylı fikir paylaşımında bulunmak için bu yazıyı takip eden birkaç yazı yazmayı düşünüyorum. Nedenine gelince, birkaç yıl içerisinde demode olabilecek araç gereçleri eğitim/öğretim ortamlarına taşımayı eğitim/öğretimde devrim sanmanın bir son bulmasını istiyorum. Eğitimin bu ülkenin kaderini değişitirebilecek yegane çıkış yolu olarak görüyorum. Günümüzün moda terimleriyle "ülkenin bilişimle" kalkınacağını düşünüyorum. bunu sadece ben düşünmüyorum, benim gibi bir sürü kişi bu konuda düşünüyor ve çözüm önerileri sunuyor ama bu fikirlerin uygulamaya geçmesi sadece siyasilerin tercihleriyle belirleniyor. o nokta da çoğu zaman ortak akıl uygulamaya geçmiyor.
Bu projeyi okuyunca hemen aklıma 2000'li yıllarda uygulanan Temel Eğitimi Destekleme Projeleri geldi. Bu projeler çerçevesinde ülkede hatırı sayılır sayıda okula bilgisayar laboratuvarları, bilişim odaları kuruldu, birçok okul internete bağlandı ya bağlandığı söylendi. fakat daha sonraları yapılan değerlendirme çalışmalarında görüldü ki içinde 1000'den fazla öğrencisi olan okulun bilgisayar laboratuvarını ADSL ile 256/512K ile internete bağlamak o okulları internete bağlamak ve kullandırmak anlamına gelmiyor. ayrıca, bu bağlantı parası için ayrılmış bütçe olmayınca bu bağlantılar sürekli olmuyor. makinalar bozulunca bakım olmuyor v.b. sonuçta teknolojiyi satın alıp eğitim/öğretim ortamına getirmek devrim yapmak anlamına gelmiyor. Aslında bu tür devrim yapacakların öncelikle bu yapılması düşünülen projenin bütününü düşünüp ona göre yola çıkmlarında fayda olduğunu düşünüyorum. Öğretim Teknolojileri alanında bu tartışma çok uzun yıllardır dillendirilen (Clark-Kozma) bir tartışmayı hatırlattı bana. oradaki konu araç/ortam mı? yoksa yöntem mi? ikilemi çerçevesinde gelişiyordu. aslında ben her ikisininde önemli olduğuna inanıyorum ama öğrenme sırasında ikincil rollerinin olduğunu düşünüyorum. Bu konudaki düşüncelerimi "Öğrenmede minimum yasası" başlıklı yazıda özetlemişitim. Öğrenme özellikle de anlamlı öğrenme insan ürünü olup insanların katılımıyla gerçekleşiyor. Bu işlem sırasında ortam/teknolojik araçlar, kullanılan yöntemler hep ikincil rol oynuyorlar. Ama nedense en kolay olan bu ikincil araçların değiştirerek eğitim/öğretimi şekillendirebileceğimizi sürekli devrim peşinde koşuyor ama yenik güreşçi misali güreşe doymuyoruz. 

Bu projenin bir başka olumsuz sonucu bu güne kadar okullarda oluşturulan bilgisayar laboratuvarlarının (gerçi çoğu çok eski makinlardan oluşuyor) sınıflara dağıtılmasıyla artık öğrencilerin BEP I ve II'de ulaşabildiğimiz öğrenci başına 45-50 dakika/hafta oranlarınında yakın bir zamanda sıfırlanacak olması ve bunun sonucunda birçok öğrenci için o kadarlık kullanım bile hayal olacak. Artık öğrenciler tamamen seyirci konumuna gelecek. Bu kurgu öğretmeleri de kötü etkileyecek artık derslerini tahtaya yazıp paylaşma yerine powerpoint sunuları sınıfların hakimi olacak, bu sunuların bir kısmı kendileri tarafından hazırlanırken çoğu sağdan soldan bulunup ders ortamlarına taşınacak. daha önceleri ders planları paylaşılırken buna bir de elektronik ders notları eklenecek. bu giderek tek tipleşmeyi getirecek. AKILLI TAHTA'ya yazılan yazılar çok şükür saklanıp paylaşılabileceği için (projede öyle yazıyor) öğrenciler okulun sitesine bağlanıp alınabilecek :-) (ben bilmeden galiba bu üklede bilgisayarlaşma %90'ların aynı zamanda da inetnete bağlanma %90'ların üzerine çıktı galiba). henüz internete çıkma oranlarının %50 olduğu bir ülkede bu tür hayaller biraz fazla olmuş. Burada ikinci bir konu ise AKILLI tahta/sınıf tanımlamaları bu tanımlar gerçekten cisminden fazla anlam taşıyorlar, ilk duyduğum günden bu yana aklıma yatmayan bu tanımlmalar beni atasözü sahibi yapacak "Bütün teknolojilerin aklı onu kullanan insanın aklıyla sınırlıdır" :-) Akıllı teknoloji olmaz teknolojiyi akıllı kullanan ya da kullanmayan insanlar vardır. sınıflarda bu araçların olması yukarıda saydığım noktalar gözönüne alınrak düzenlenecek olursa fayda sağlayabilir. Bizim devrimde ise sistemin en önemli bacağı insan gözönüne alınmadan damdan düşer gibi sınıflara akıllı araçlar konularak akıllı sonuçlar alınacağı varsayılmış. Projenin başarılı olabilmesi için gerekli olan, öğretmenlerin bu sistemleri kullanabilecek kadar hazır olması (Hizmetiçi-Hizmet Öncesi eğitim), öğrencilerin bu teknolojilere sahipliği göz ardı edilmiş.
Ayrıca, 90 yılların gözdesi Oluşturmacı yaklaşım (Constructivism) içinde çaba sarfetmek gerekecek. sınıfa bir bilgisayar, projeksiyon makinası konunca oradaki ders yöntemi ister istemez doğrudan anlatıma (ppt üzerinden oldukça kolay olacaktır) dönecektir bu da oluşturmacı öğretim ortamlarına iyi bir örnek teşkil etmeyecektir.
Buraya kadar bu yeni devrim sonucunda nelerle karşılacağımız konusundaki görüşlerimi paylaşmak istedim. Aslında, hergün devrim yapacağımıza birazda daha önce yapılıanların nerelerde eksik kaldığına bakıp sonra devrim yapsak daha iyi olur diye düşünüyorum. "Geçmişlerini iyi değerlendiremeyenler gelecekte geçmişlerini tekrar yaşarlar" diye bir deyiş hatırlıyorum. Eğitim sistemimizde bunun örnekleriyle dolu. 1940'lı yıllarda var olan ve bugün en iyi Oluşturmacı uygulamalar arasında gösterilen "Köy Enstitüleri"ni kapatıp daha sonra Amerika Birleşik Devletler'nde 1990'lı yıllarda popüler olan Oluşturmacı yaklaşımı 2000'li yıllarda eğitim/öğretim programlarının tamamına uygulamaya çalışan bir ülkede yaşadığım için bu yapılanlar çok yabancı değil.
Köy Enstitülerine benzer bir uygulamada 1990'larda kurulan Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Bölümleri'nin işlevleri ve mezunları konusunda yaşanmaktadır. Bu bölüm mezunlarının okuttacağı dersler arasında yer alan ilköğretimdeki derslerin kredileri sıfırlandı, seçmeli hale getirildi ve haftada bir saate indirildi. Orta kademe de ise bu öğremenlerin şu anda okutabileceği hiç bir ders bulunmamaktadır. 2009 PISA sonuçlarında ICT değerleri bu politikaların ne kadar doğru olduğunu hepimize gösterecektir.
saygılarımla,
M. Yaşar Özden






 

Perşembe, Ekim 28, 2010

BÖTE Bölümleri ve Uzaktan Eğitimin Geleceği;

merhaba:
önümüzdeki aylarda Uzaktan Eğitim konusunda yapılacak olan bir toplantı için konu başlığı belirlenirken Enformatik bölümleri ve Uzaktan Eğitim gündeme geldi, bende hemen BÖTE bölümlerinin ilk kuruluş yıllarında bu bölüm mezunlarının hangi alanlarda görev yapacakları konusunu düşünürken belirlediğimiz 6 başlığı hatırladım ve notlarına geri dönüp baktım. Bu başlıklardan (temel hedef) birisinin Uzaktan Eğitim olduğunu hayretle gördüm :-). Daha fazla ileriye gitmeden bu yıl ÖSYM tarafından yapılan ve LYS sonuçlarına göre Uzaktan Eğitimle lisans programlarına öğrenci alan Üniversite/Bölümlere baktığımda (Tablo 1);

Üniversite Adı 
Fakülte Adı 
Bölüm Adı 
Kontenjan 
HOCA AHMET YESEVİ 
Bilişim Teknolojileri ve Mühendislik F. 
Bilgisayar Mühendisliği (Uzaktan Eğitim) 
100
HOCA AHMET YESEVİ 
Bilişim Teknolojileri ve Mühendislik F. 
Endüstri Mühendisliği (Uzaktan Eğitim) 
100
HOCA AHMET YESEVİ 
Bilişim Teknolojileri ve Mühendislik F. 
Yönetim Bilişim Sistemleri (Uzaktan Eğitim) 
100
İSTANBUL Ü. 
Hasan Ali Yücel Eğitim F. 
Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Öğr. (Uzaktan Eğitim) 
103
İSTANBUL Ü. 
İktisat F. 
Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri (Uzaktan Eğitim) 
103
İSTANBUL Ü. 
İktisat F. 
Ekonometri (Uzaktan Eğitim) 
31
İSTANBUL Ü. 
İletişim F. 
Gazetecilik (Uzaktan Eğitim) 
103
İSTANBUL Ü. 
İletişim F. 
Halkla İlişkiler ve Tanıtım (Uzaktan Eğitim) 
103
İSTANBUL Ü. 
İktisat F. 
İktisat (Uzaktan Eğitim) 
103
İSTANBUL Ü. 
İktisat F. 
İşletme (Uzaktan Eğitim) 
103
İSTANBUL Ü. 
İktisat F. 
Maliye (Uzaktan Eğitim) 
103
İSTANBUL Ü. 
İletişim F. 
Radyo, Televizyon ve Sinema (Uzaktan Eğitim) 
103
İSTANBUL Ü. 
Edebiyat F. 
Türk Dili ve Edebiyatı (Uzaktan Eğitim) 
103
KARABÜK Ü. 
Mühendislik F. 
Bilgisayar Mühendisliği (Uzaktan Eğitim) 
103
KARABÜK Ü. 
Mühendislik F. 
Endüstri Mühendisliği (Uzaktan Eğitim) 
67
KARABÜK Ü. 
Fen-Edebiyat F. 
İngiliz Dili ve Edebiyatı (Uzaktan Eğitim) 
103
KARABÜK Ü. 
Fen-Edebiyat F. 
Tarih (Uzaktan Eğitim) 
103
KARADENİZ TEKNİK Ü. (TRABZON) 
Fatih Eğitim F. 
Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Öğr. (Uzaktan Eğitim) 
62
SAKARYA Ü. 
Mühendislik F. 
Bilgisayar Mühendisliği (Uzaktan Eğitim) 
77
SAKARYA Ü. 
Eğitim F. 
Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Öğr. (Uzaktan Eğitim) 
67
SAKARYA Ü. 
Mühendislik F. 
Endüstri Mühendisliği (Uzaktan Eğitim) 
77
SAKARYA Ü. 
İktisadi ve İdari Bilimler F. 
İnsan Kaynakları Yönetimi (Uzaktan Eğitim) 
103
SAKARYA Ü. 
İktisadi ve İdari Bilimler F. 
Kamu Yönetimi (Uzaktan Eğitim) 
103
SAKARYA Ü. 
İktisadi ve İdari Bilimler F. 
Maliye (Uzaktan Eğitim) 
103

24 adet 4 yıllık lisans programı olduğunu ve ilk yerleşme sonucunda KKTC'de doluluk oranı %20,78'te kalırken bu 24 programda doluluk oranının %71,02 olduğu görülmektedir (OSYM, 2010, Tablo 4).
4 yıllık lisans programlarının yanı sıra Uzaktan Eğitim'le öğrenci alan Meslek Yüksek Okullarına bakıldığında (OSYM 2010, Tablo 3A);

Program
Kaç Yerde
Bilgisayar Programcılığı (Uzaktan Eğitim)
23
İşletme Yönetimi Uzaktan Eğitim) 
9
Turizm ve Otel İşletmeciliği (Uzaktan Eğitim) 
7
Bilgi Yönetimi (Uzaktan Eğitim)
6
Lojistik (Uzaktan Eğitim) 
6
Dış Ticaret (Uzaktan Eğitim) 
3
Elektronik Teknolojisi (Uzaktan Eğitim)
3
Muhasebe ve Vergi Uygulamaları (Uzaktan Eğitim)
3
Eczane Hizmetleri (Uzaktan Eğitim)
2
Kontrol ve Otomasyon Teknolojisi (Uzaktan Eğitim)
2
Tıbbi Dokümantasyon ve Sekreterlik (Uzaktan Eğitim)
2
Toplam=
66


Burada da, 66 adet bölümün olduğu görülüyor. Bizdeki bu gelişmelerin benzeri ve çok daha hızlısı genel olarak bütün dünyada yaşanmaktadır. Artık Uzaktan Eğitimin, Yüzyüze kadar etkili olduğu, Harmanlanmış öğretim ortamlarının (U.S. Department of Education) daha etkili olduğu konusunda genel bir kabul oluşmaya başladığını söylemek çok iddialı olmayacaktır.
Şimdi, konu bu kadar önem kazanınca BÖTE bölümlerinin Uzaktan Eğitim için insan kayanağı olup-olamayacağı noktasından bakacak olursak; Yüksek Öğretim Kurumu tarafından BÖTE bölümleri olan Eğitim Fakültelerine gönderilen 25.6.2006 tarihli yazıda; uygulanacak yeni program bildirilmektedir. Bu programda yer alan derslere baktığımızda;


Uzaktan Eğitim*               (2-2-3)
Uzaktan eğitime giriş, uzaktan eğitimin kullandığı öğretim ortamları, uzaktan eğitimde kullanılan teknolojiler: TV, Video, Radyo ve Yazılı materyaller. Bu teknolojilerin planlanmasında, hazırlanmasında ve uygulamasında kullanılan teknik ve yöntemler. Uzaktan eğitim ile ilgili temel kavramlar, radyo ile öğretimin yapısı ve işleyişi, Video ve film katalogları, eğitsel televizyonun tarihi gelişimi ve yapılmış araştırmalar, çocuk TV programları ve önemi, yetişkin TV programları ve önemi, açık lise programlarının analizi, açık üniversite programlarının analizi, internet okulları ve sanal sınıflar, iletişim ve enformasyon teknolojilerinin uzaktan eğitim süreci görüş açısıyla yorumlanması, uzaktan eğitimde uydu teknolojileri.

İnternet Tabanlı Programlama   (3-2-4)
Internet üzerinde kullanılan programlama dilleri, Internet programlama istemci sunucu mimariye giriş, Web sunucusu kurulumu, programlama diline (asp, php, .net, jsp, vb.)göre ayarları, Internet programlama için kullanılan editörler ve program geliştirme ortamları, Programlamaya giriş, değişkenler, sabitler, diziler, programlamda kullanılan fonksiyonlar, (karakter, sayısal, mantıksal, tarih vb.), program akış kontrol deyimleri (if, switch, case vb.) ve kullanımı, program döngü deyimleri ve kullanımı (do-while, for, loop vb.), sunucu ve ortam değişkenleri ve kullanımı, internet programlamada çerez kavramı ve kullanım alanları, internet üzerinden HTTP istek ve cevaplarının gönderilmesi, internet üzerinden veritabanına bağlanmak ve işlemler gerçekleştirmek, veri tabanında bulunan bilgilerin listelenmesi, sıralanması, değiştirilmesi, eğitim amaçlı dinamik bir internet uygulamasının geliştirilmesi.

Ile;
Web Tasarımı     (2-2-3)
Web yayıncılığı ve Site tasarım süreci, HTML’e giriş, Bağlantılar ve Internet adreslerinin kullanımı, Web editörünün kullanımı, HTML ile resim ve görüntülerin kullanımı, HTML ile sayfa tasarımı, arka planlar, renkler ve metinler, HTML ile tablolar ve listeler, HTML ile çerçeve ve katman kullanımı, HTML form ve form elemanları, HTML şablonlarının kullanımı, HTML ve diğer ortam türleri, HTML ve diğer ortam türleri, Biçimlendirmede Stil sayfalarının kullanımı, HTML ile Dinamik sayfalar oluşturma, Web Tasarımında yenilikler XML, RSS, Blog, Web sitesi projesi ve uygulamaları, İnternet/web destekli/temelli öğrenmede temel kavramlar; İnternet/web destekli/temelli öğrenmenin kuramsal temelleri; avantaj ve dezavantajları; İnternet/web destekli/temelli öğrenmede bir ders iskeleti oluşturma; İnternet/web destekli/temelli öğrenmede tasarım ilkelerini kullanma; İnternet/web destekli/temelli öğrenmede etkileşimi uygun biçimde kullanma, Web temelli/destekli öğrenme ortamlarında karşılaşılabilecek temel teknik problemler ve çözüm yolları.

derslerinin bu bölümlerin (A) alan dersleri arasında yer aldığını bu derslere ek olarak, WEB/Internet/Uaktan Eğitim için içerik/Ortam geliştirmede gerekli olabilecek olan diğer teknik alan bilgisi dersleriyle birlikte, teknik olmayan Alan Bilgisi deslerinden Öğretim Tasarımı derslerinin de yer aldığı görülecektir.
Sonuç olarak, kapatılıp-kapatılmaması tartışılan bu bölüm mezunu öğrencilerin önümüzdeki yıllarda Uzaktan Eğitim alanına girmek isteyen, bu alanda halen var olan ve kendini geliştirmek isteyen Eğitim/Öğretim kurumları tarafında tercih edilen bireyler olacağını söylemek zor değildir. sayıları 92'e ulaşan program sayısıyla günümüzün artan ihtiyacı olan Uzaktan Eğitimin insan kayanağını oluşturabilecek BÖTE'ler bir yanda dururken bu ihtiyacı henüz bir elin parmakları kadar olmayan Enformatik Bölümleriyle karşılamaya çalışmak doğru bir yaklaşım olmayacaktır.


saygılarımla,

M. Yaşar Özden