Salı, Aralık 16, 2014

Bizim Çocuklar Zaten Biliyor mu?

Merhaba
Bu başlığı seçmemin nedeni bizim ülkemizdeki şehir efsanelerinden biri olması. Ben buna "Bizim çocuklar zaten biliyor sendromu" diyorum. Aslında bunun nedeni, yetersiz bilgi sahibi kişilerin kendi uzmanlık alanlarının dışında yapmış oldukları gözlemlerden yola çıkarak az bilgiyle çok şey söyleme ihtiyaçlarının bir sonucu olarak değerlendiriyorum. Alan yazında bu olgu konusunda yapılmış araştırmalar yeterince bilgisi olmayan kişilerin ilgili konularda daha fazla bilgisi olanlara nazaran daha özgüvenli oldukları kariyer başmaklarını bilgili kişilerden daha hızlı çıkarak yetkili pozisyonlara geldiklerini göstermektedir. Bu konuyla ilgili olarak daha fazla bilgi için parantez içindeki bağlantıya bakılabilir (Dunning-Kruger etkisi). Kısaca, bir alıntı yapacak olursak. "... Dunning–Kruger etkisi ya da Dunning–Kruger sendromu, Cornell Üniversitesinin iki psikoloğu Justin Kruger ve David Dunning’in tanımladığı bir algılamada yanlılık eğilimidir. Bu varsayımda iki bilim adamı, Türkçe ‘de "cahil cesareti" ile benzer "Yetkin olmayan insanlar, vardıkları yanlış sonuçlar ve talihsiz seçimlerin yanlışlığını anlayabilecek kapasiteye sahip değillerdir." görüşünü savunmaktadır..... ". Bizdeki "Bizim çocuklar zaten biliyor sendromu" da bu tür yetkililerin uzak görüşlerinin bir sonucu olarak karşımıza çıkmaktadır. Bizim çocukların ne kadar bildikleri konusunda epeyce yazı yazdım, kaynak paylaştım bu nedenle o konulara girmeyeceğim. 

Aslında, sorun bizim çocuklarda değil bu çocuklar adına karar verenlerde. Bu düşüncenin doğruluğuna yürekten inandığım için olanak sağlanırsa "Diğerleri yapıyorsa bizim çocuklarda yapabilir" önermesini doğrulamak amacıyla, Bahçeşehir Üniversitesi'nde görev yaptığım dönemde bu konulardaki vizyonu tartışma götürmeyecek olan Bahçeşehir-Uğur Eğitim kurumları kurucusu sayın Enver Yücel'in destekleriyle okulöncesinden başlayarak Temel Eğitim'in bütün basamaklarını kapsayacak öğrencilere Algoritmik - Bilgisayarca düşünme becerilerini kazandırmaya yönelik bir çalışma başlatıldı. Okullar tarafında sayın Burak Gençay ile üniversite tarafında "Okulda Üniversite" modeli çerçevesinde sayın Şirin Karadeniz başta olmak üzere Eğitim Fakültesi'ndeki öğretim üyeleri projeye destek verdiler. Bu konudaki gelişmeleri kendi güncemden paylaşmaya başladım; İlk yazdığım yazıda 


"...8-9 Kasım 2013 tarihlerinde Bahçeşehir Üniversitesi, Galata Kampüsünde Bahçeşehir Kolejlerinde görev yapmakta olan 20 öğretmenin katılımıyla Kanadalı Toon Boom firması tarafından üretilen Flip Boom Cartoon uygulamasının öğretim programı içerisinde nasıl kullanılacağı (meşhur Teknoloji Entegrasyonu) konusunda iki günlük bir eğitim çalışması düzenlendi. Çalışma sonucunda katılımcı öğretmenler ilgili aracı kullanarak izledikleri müfredata uygun örnekler geliştirdiler ve birbirleriyle paylaştılar...."

Aslında, bu eğitimlerden önce aynı firmanın daha üst düzey iki ürünü konusunda eğiticileri yetiştirmek amacıyla 15 gün süreyle bir etkinlik düzenlenmişti. Bu eğitimlerin pekiştirilmesi için 2 ay sonra 10 günlük bir eğitim daha düzenlenip bunda başarılı olanlara firma tarafından onaylanmış sertifikalar başarılı olan kişilere verildi. Bunun amacı ileriki yaşlar için eğitimler başladığında sertifikalı bu kişiler aracılığıyla öğretmen eğitimlerinin yapılması ve gerekli destek gurubunun oluşturulmasıydı. Eğitimlere ek olarak, kullanılacak araç ve ortam için gerekli olan 3M (müfredat, metot ve materyal) 

Öğretmenler okul çevresinde programları kullanmaya başlayınca çok ilginç teknoloji kaynaştırma projelerini hayata geçirme şansını yakalamaya başladık;


"..merhaba:
10 Kasım 2013'te "Temel Eğitim 1 ve 5. Sınıf Öğrencileri Kendi Animasyonlarını Üretecekler" diye bir yazı yazmıştım. Bu amaca ulaşmak için Öğretmenlerimize Toon Boom firması tarafından üretilen Flip Boom yazılımı eğitimi aldırmıştık. Bu dönem içerisinde Teknoloji Entegrasyonu nasıl yapılabilir sorunun cevabı olarak oluşturduğumuz WEB sitesi üzerinden "BAKÖğreN (Beş Adımda Kazanım Öğrenme Nesnesi) Tabanlı Harmanlanmış Öğrenme Ortamı Modelini kullanarak Bahçeşehir Koleji 5. Sınıf öğrencilerimizin katılımıyla Erozyon konusunda bir ders oluşturduk; (Burak Gençay, Erdem Çıplak ve Yankı Çelik'e çok teşekkürler). Öğrenciler siteye kendi kullanıcı bilgileriyle girdiklerinde her bir kazanım için oluşturulan ders örneğine ulaşabiliyorlar... "

Öğretmenlerin yanında öğrencilerimizde boş durmadılar


".. DISTCO (Digital Story Telling Organization) tarafından 2008 yılından itibaren K12 okullarında görev yapan öğretmen ve öğrenciler için Dijital Hikaye Anlatma konusunda düzenlenen yarışmanın bu yılki katılımcıları arasında Bahçeşehir Kolejlerinin 3 okulundan öğrencilerimiz de vardılar.... "


Bu çalışmaların sonuçları kısa sürede ortaya çıkmaya başladı ve nihayet ülke basınında da bu konuya ilgi oluşmaya başladı !




Sonuç olarak, eğer yeterince destek olunabilirse ve uygun insan gücünün desteğiyle 3M düzgün olarak kurgulanabilirse "Diğerleri yapıyorsa bizim çocuklarda yapabilir" tezini büyük ölçüde hayata geçirmiş olduk. Bu sadece bir başlangıç çocuklarımıza çağın becerileri arasında sayılan "Algoritmik - Bilgisayarca (Computational) düşünme becerilerini kazandırıp yarının bilişim tüketicileri olmaları yerine yarının üretici bireylerini yetiştirmek için bu çabaların ara verilmeden devam ettirilmesi gerekmektedir. bu konudaki çabaları sürdürmek için gerçekleştirilen örnek ortama 

"Kodlama Saati" sitesinden erişilebilmektedir. 


Saygılarımla



M. Yaşar Özden


















1 yorum:

AZAT TEMiRBEK dedi ki...

hocam, digital ortami chocuk gerchek ile karishtira bilir bence.