Cumartesi, Haziran 18, 2016

Eğitim Fakültelerinin Yeniden Yapılandırılması Konusunda Düşündüklerim

merhaba:
Aşağıdaki haber sosyal medyada paylaşılmaya başlanınca;




Bu haberi görünce benim iki nokta dikkatimi çekti
1) bizde temel eğitim 12 (zorunlu ve 8 yıldı sonra bunu artırmadık mı?) yıl değil mi? ilköğretim yerine kurulan bölümün adı temel eğitim olunca kafa karışıklığı olmayacak mı?
2) Personelde tasarruf edilmesi bir gerekçe olarak söyleniyor ama Eğitim Bilimleri altına "Öğretim Teknolojisi" anabilimdalı kurulması ve Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri bölümünü olduğu gibi turulması israf olmuyor mu?

Bu konuda epeyce yazı yazmıştım, ilk olarak bu bölümlerin neden kuruluğunu anlattığım yazıya bakacak olursak ilk kurulma amaçları konusunda bilgi sahibi olabiliriz.




BÖTE Bölümlerinin Kuruluş nedenleri:

Daha sonra hangi Öğretmene ihtiyacımız var sorusunun cevabı için aşağıdaki iki bağlantıya bakılabilir;



Bilgisayar Eğitimi VE Öğretim Teknolojileri



Bilgisayar Öğretmeni mi? Bilişim Öğretmeni mi?

Sonuç olarak, eğer Eğitim Bilimleri Bölümü altında "Öğretim Teknolojisi" anabilim dalı açılacaksa, benim uzun süreden beridir seslendirdiğim şeklide Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri bölümleri asıl misyonu olan Bilgisayar Öğretmeni yetiştirme işine dönüp Temel Eğitim kademeleri (1-12) (bu işe okulöncesinden başlamak çok daha iyi olacaktır) için nitelikli "Bilgisayar Öğretmeni" yetiştirmeye başlasınlar. 

Bunun için ilk adım, isimleri orijinal ismi olan "Computer Education" "Bilgisayar Eğitimi" olarak değiştirilsin, müfredatları nitelikli Bilgisayar Öğretmeni yetiştirecek şekilde yeniden düzenlensin, Öğretim Teknolojisi konusu Lisans sonrası olarak Eğitim Bilimleri altında devam etsin. 

Böylece hem duplikasyon olmaz, hem de çağın gereği olan Bilgisayar Eğitiminin vazgeçilmez elemanı olan Nitelikli Bilgisayar Öğretmenleri yetiştirilebilir.


Saygılarımla,

1 yorum:

İbrahim Kaya dedi ki...

Ya sayın hocam, ben bir BÖTE öğrencisiyim. Bölümde etkin bir yönlendirme olsun ona göre eğitim olsun diyorum. Sizinle aynı noktaya geliyoruz. Burada;
- Türkiyede bu işler hemen olmaz
- Yenilikleri takip eden ve uygulayan bir sistemimiz yok
- Biz mevcut bir sistemi kendimize uyarlayana kadar 3-4 yıl geçiyor ve o süreçte "yeni" dediğimiz sistem daha gelmeden eskimiş oluyor.

Tüm bunları çalışkan olmamamız ve bürokrasinin yavaş işlemesine bağlıyorum.

Ben de kendimce bu düzenin değişmesi için çaba veriyorum fakat bir öğrenci olarak nereye kadar? Bu yüzden kendimi geliştirmek ve bu işlere ilaç olmak hedefim.

Naçizane tespitlerim ve önerilerim burada:
https://boteceit.blogspot.com.tr/2017/09/botenin-ic-acc-olmayan-durumu-2017.html