Çarşamba, Ocak 11, 2023

Endüstri devrimi okullarının sonu mu?

Merhaba;

Bu yazı aynı zamanda Cumhuriyet Gazetesi yazarlarından sayın Şahin Aybek tarafından aşağıdaki adreste yayınlanmıştır (9 Ocak, 2023)

Endüstri Devrimi Okullarının Sonu mu? 

-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Endüstri Devrimi Okullarının Sonu mu?

“Bilmek Yetmez, Yapabilmek Gerekir”

Prof. Dr. M. Yaşar Özden

Atsız arabaların gelmesinde olduğu gibi? Atsız araba (horseless carriage)?  Aslında, bu terim aklıma “wireless phone” terimini getirdi, atsız araba, kablosuz telefon gibi terimler yeni teknolojinin sahip olmadığı şeyleri söyleyerek yeni bir teknolojinin eskisiyle karşılaştırıldığı durumlardır. Sonuçta yeni teknolojiyi açıklamak/kabul ettirmek için eski teknolojide ısrarcı olmak çok eski bir insan alışkanlığıdır. Henry Ford’un üretim bandı fikriyle seri üretime başlayan arabalara karşı o dönemlerde “The horse is here to stay, but the automobile is only a novelty — a fad” (“At burada kalacak ama otomobil sadece bir yenilik, geçici bir heves”) şeklinde öngörü dolu yorum yapanlar ve yeniliğe karşı direnenler hep olmuştur. Bunun benzeri öngörüleri tarihin her devrinde ve her yenilik geldiğinde bulmak çok zor değildir, örneğin; “Makineler işimizi elimizden almaya geliyor” paradoksu en azından 18. yüzyılın başlarında dokuma işlerinin sanayileşmesiyle verimliliği artıran ve binlerce işçinin sokağa atılacağı korkusundan bu yana yüzlerce yıldır gündemde olan bir konu. Bunun sonucunda işçilerin yer değiştirmesi, tıpkı geçmişte olduğu gibi hala endişe yaratıyor.

  •       1589'da İngiltere Kraliçesi I. Elizabeth, din adamı William Lee’nin bir örgü makinesi için kraliyet patenti için başvurduğunda paniğe kapılarak: "Bu buluşun zavallı uyruklarıma ne yapacağını bir düşünün, bu gerçekleşirse onları istihdamdan mahrum ederek kesinlikle yaşamlarını mahvedecektir" demiştir.
  •          1880'lerde Qing hanedanı, bagaj taşıma işlerini kaybetmenin sosyal kargaşaya yol açabileceğini savunarak Çin'de demiryolları inşa edilmesine şiddetle karşı çıkmıştır.
  •          19. Yüzyılın başlarında, Ludditler, buhar gücünün körüklediği genel ekonomik büyümeye rağmen, İngiltere'deki işlerini korumak için makineleri sabote etmişlerdir.

Robot kaynaklı işsizlik korkuları, gelecekte ortaya çıkacak işler hakkındaki tartışmalara hep hâkim olmuştur. Fakat, nedense bunlar insanlara sadece zaman kaybettirmekten öteye geçememiştir. Hızlı uyum sağlayanlar hep bir adım öne geçmiş direnenler ise kaçan trenlerin arkasından ağıt yakarak içinde oldukları zamanın köleleri olarak kendilerine sunulanlarla yaşamalarına devam etmek zorunda kalmışlardır. Günümüzden geriye doğru gidecek olursak birden fazla devrim niteliğindeki büyük değişimlerin yaşandığı dönemleri tanımlamak mümkün olabiliyor. Bu değişimler için çok değişik tanımlamalar yapılabilse de günümüzde en yaygın olarak “4. Sanayi Devriminin” içinde olduğumuz fikri kabul görmektedir. Bundan önceki üç sanayi devrimlerinden farklı olarak bu dönem insan-robot ilişkilerinin çok geliştiği bir dönemi simgelemektedir. İnsan-robot ilişkisi aslında insan-makine ilişkisinin bir formu olup bunun dışında birçok farklı insan-makine ilişki modu bulunmaktadır. Bunlar bu çağa özgü değişimler olarak yaşamımızda yer alırken birçok yenilik gene tipik insan özelliği olan “yeniliğe direnç” nedeniyle insanlar tarafından dışlanmaktadır. Teknolojideki hızlı değişim, hangi işe özgü becerilerin gelişeceğini ve hangilerinin yakın gelecekte modası geçeceğini tahmin etmeyi zorlaştırıyor. Geçmişte, teknolojik ilerlemenin yol açtığı beceri gereksinimlerindeki değişimlerin kendilerini göstermesi yüzyıllar sürdü. Fakat Dijital çağda, teknolojideki ilerlemeler görünüşte bir gecede yeni beceriler gerektiriyor. Yeni becerilerin değişimi konusunda bir örnek vermek gerekirse yaklaşık 30 yıl içerisinde aynı pozisyon için verilen ilanlara baktığımızda;

Tablo: Sosyo-davranışsal beceriler daha önemli hale geliyor Çin'in Şangay kentindeki bir Hilton Oteli yönetici adayının iş gereksinimleri

 

1986

2018

·         Mükemmel karakter sahibi, öğrenmeye istekli

·         20–26 yaşları arası

·         Lisans veya ön lisans derecesi

·         Akıcı İngilizce yeterliliği

·         Sağlık durumu iyi olan

·         Otel konumuna yakın yaşayan

 

·         Olumlu tutum ve iyi iletişim becerileri

·         Bağımsız ve bir ekibin parçası olarak çalışabilme becerisi

·         Yeterli düzeyde BT yeterliliği

·         En az iki yıllık deneyime sahip dört yıllık üniversite diploması

 

Kaynaklar:

1986: Wenhui News, 17 Ağustos 1986, http://www.sohu.com/a/194532378_99909679; 2018: https://www.hosco .com/en/job/waldorf-astoria-shanghai-on-the-bund/management-trainee-front-office.

Not: BT = bilgi teknolojisi.

Geçen yüzyılda önemli olan becerilerin yerine üç tür becerinin giderek daha fazla önem kazandığını görebiliyoruz. Bunlar sırasıyla,

·         karmaşık problem çözme gibi gelişmiş bilişsel beceriler,

·         takım çalışması gibi sosyo-davranışsal beceriler ve

·         muhakeme ve öz-yeterlik gibi uyum sağlamayı öngören beceri kombinasyonları.

2001 yılından itibaren, rutin olmayan bilişsel ve sosyo-davranışsal becerilerin yoğun olduğu mesleklerdeki istihdamın payı, gelişmekte olan ekonomilerde yüzde 19'dan yüzde 23'e ve gelişmiş ekonomilerde yüzde 33'ten yüzde 41'e çıkmıştır.

Bu tür becerilere sahip bireylerin oluşturduğu bir toplum için ise, iyi yetiştirilmiş insan kaynağı ve yaşam boyu öğrenme gerekmektedir. Çünkü, daha ileri becerilere sahip bireyler, işin değişen doğasına uyum sağlamak için yeni teknolojilerden daha iyi yararlanabiliyorlar. Buraya kadar teknoloji-insan etkileşimi sırasında ayağımızın altından kayan halının toplum üzerindeki etkilerinden örnekler vermeye çalıştım. İş sonunda gene iyi yetişmiş insan ve bu insanların teknolojik değişimlere paralel olarak oluşan çok hızlı değişimlere uyum sağlayabilmesi için yaşam boyu eğitim, eğitim yine eğitim sonucuna getirdi. Aslında, 2020 mart ayında bütün dünyada başlayan ve bütün toplumları etkileyen COVID-19 salgını eğitimde kökten büyük değişimlere neden oldu. Sanayi devriminin bilgi aktarımı/yükleme temeline dayanan seri üretim paradigması bir anda bu üretim sisteminin okul tabanının ortadan kalkmasıyla büyük bir paradigmatik sorunla karşı karşıya kaldı. Sanayi devrimine paralel olarak şekillenen sınıf olarak yapılanan üretim tezgahlarında 50 dakika ders 10 dakika ara olarak gerçekleştirilen bilgi yüklemesiyle hayata hazırlanan bireyler aslında bu çağın gereklerini tam olarak karşılayamıyorlardı. Değilse, Koç, Sabancı ve diğer sanayi üreticileri neden kendi okullarını kurup, kendi fabrikaları için uygun eleman yetiştirme işine soyunmak zorunda olsunlar. Günümüz, eğitim kurumları mezunları işe başladıklarında işi öğrenmeleri için fazladan eğitim alıyorlarsa bunun nedeni günümüz okullarının çağın ihtiyacı olan bireyleri yetiştirememesinde yatmaktadır. Bugünün eğitim sistemi hayata hazır olmayı hala “BİLMEK yeterli” formülünde olduğunu varsaymaktadır. Halbuki, bu çağda “Bilmek yetmiyor, YapaBilmek gerekiyor”. Fakat, günümüzün ihtiyacı olan “Yapabilen bireylerin” yetiştirilmesinde çok önemli rol alacak öğretmen adaylarının lisans öğretim programlarına baktığımızda (Yüksek Öğretim kurulu tarafından güncellenen en son Öğretmen Yetiştirme programları);


Teorik ders saatlerinin ortalama %84,85 uygulama saatlerinin ise %15,15 olduğunu görüyoruz. Kısacası, bilgi yüklediğimiz Öğretmenler yetiştirmeyi amaç edinmiş durumdayız. Aslında, bu tablodaki sayılar neden çağın bireylerini yetiştiremediğimiz konusunda bize yeterince ipucu vermektedir. Yukarıda yazdığım bir cümleyi biraz değiştirerek tekrarlayacağım “Bilmek yetmez, yapabilmek gerekir, bilenler kusura bakmasın Google'ı işe aldık”. Evet, WEB ’teki gelişmeler artık bilgiye (kitap bilgisi) erişimi hem de tek formattan kurtararak (yazı, ses, görüntü, animasyon, simülasyon vb.) sınırsız hale getirdi. Artık sanayi devrimi öncesi/sonrası okullarda olduğu gibi bilgiyi aktaran bilge insanlar yerine bu bilgiyi kullanabilecek bilgi, beceri ve tutumlara sahip bireylerin yetiştirilmesini sağlayacak Öğrenme Yardımcılarına ihtiyaç bulunmaktadır. Aslında, yukardaki tabloda bütün alanlarda ezici olarak verilen teorik bilgilerin çoğu da günümüz ihtiyaçlarını karşılamaktan uzaktır.

Güncel teknolojik yönelimlere baktığımızda karşımıza, Yapay Zekâ ve robotlar, Blok zinciri, Artırılmış Gerçeklik ve Sanal Gerçeklik, Akıllı Uygulamalar (I – Uygulamalar), RPA (Robotik Süreç Otomasyonu), Big Data, Biyomühendislik, Temiz enerji, Mobilite, WEB 3.0, Uzay teknolojileri, Bulut ve uç bilgi işlem, Yeni nesil materyaller gibi başlıklar çıkmaktadır. 12 yıl süren Temel Eğitim sırasında bu başlıklar için öğrencilerin ne kadar bilgi aldıkları ve uygulama yaptıkları konusunda çok söz söylemeye gerek var mı? Yukarıda sayılan güncel yönelimlerin büyük çoğunluğu teknolojik bilgi, beceri ve tutum gerektirmektedir. Kısacası, hizmet öncesinde Öğretmenlerimize çağın gereği olan Teknolojik Formasyon verilebilmekte midir? Gene Yüksek Öğretim Kurulunun sayfalarında yer alan Öğretmen Yetiştirme Lisans Programlarına bakacak olursak;

            Kaynak: https://myozden.blogspot.com/2018/06/yeni-ogretmen-yetistirme-lisans.html

İki program hariç öğretmen adaylarımız bir tane teknoloji içerikli ders almaktadırlar ve bu derslerin çoğunluğu uygulamalı olarak verilse de çağın gereği olan Teknolojik Formasyonu edinmelerine yetmemektedir. Gene geldik yazının giriş kısımlarındaki soruna, çağın gereğine uygun yetişmiş Öğretmen bulabilmek için mecburen Öğretmenlere hizmetiçi eğitimler (lisans eğitimlerindeki eksiklerini tamamlamak için) verilmesi zorunlu hale gelmektedir.

Öğretmen yetiştirme programlarına dalınca asıl büyük değişimi unuttuk biraz; “COVID-19” evet bu salgın eğitim/öğretim sistemlerinde çok büyük değişimlere neden oldu. Sanayi devrimi okullar devre dışı kalınca eğitim/öğretim etkinlikleri için TEKNOLOJİ kullanmadan çözüm bulmak neredeyse olanaksız hale geldi. Mutlak kapanma dönemlerinde daha önce Teknoloji kullanmayı çağa uymak olarak algılamayan Veli ve Öğretmenler, öğrencilerin karşısında çaresiz kaldılar. Bunun başka sebepleri de vardı örneğin, gerekli teknolojik cihazlara sahip olma bir sorun olarak karşımıza çıksa da asıl sorun Öğretmenlerin bu tür sanal ortamları eğitim ve öğretim için kullanmalarına hazır olmamalarından kaynaklandı. İlk çözüm olarak günümüz sınıflarının vaz geçilmezi ve eğitim sisteminin bence en büyük sorunu olan sunum programlarını kullanarak durum geçiştirilmeye çalışıldı. Yüz yüze yapılan eğitimlerde öğrenci-öğretmen ilişkisini aktarıcı-dinleyen moduna hapseden yöntem COVID-19 döneminde hiçbir değişim yapılmadan sanal sınıf ortamlarına taşındı. Bu ise öğrencilerin daha fazla dersten kopmasına neden oldu. Sunum için hazırlanan saydamları kullanarak oluşturulan çoktan seçmeli sınavlar ise öğrencilerin çok hoşuna gitti çünkü bu döneme kadar başarılı olamadıkları birçok dersi bu sınavlarda çok yüksek notlar alarak tamamladılar. Bunun yanında Teknolojik Formasyona sahip okullar, sınıflar ve öğrencilere sahip ortamlarda eğitim/öğretim kayıplarına uğramadan bu dönemi kapatabildiler ve bu yeni eğitim/öğretim paradigmasına hazırlık yapma ve uygulama şansını buldular. Şimdi okullar açıldı bir gurup Ludist gene sanal ortam çocuklarımız için çok zararlı oldu gibi söylemlerde bulunuyor. Aslında, bu COVID-19 mutlak kapanmaları sanayi devrimi okullarının sonunun geldiğinin habercisidir. Atsız araba, kablosuz telefon örneklerinde olduğu gibi ilerde sanal öğrenme, uzaktan öğrenme gibi kavramların içi boşalacak ve eğitim-öğretim bu günkü formatından başka bir şekle dönüşecektir. Örneğin, artık bilgi aktarmak için 50 dakika ders, on dakika ara formatıyla hazırlanmış Öğretim programlarının yerini daha çok Teknolojinin eğitime koşulduğu Öğretim programları, öğretim yöntemleri, öğretim materyalleri alacaktır. Aslında, güncel bir slogan olan “Geliyor, gelmekte olan” tamda bu değişim için uygun görünmektedir.

Sonuç olarak, bundan sonra ne yapmalıyız sorusu için geç kalsak da zararın neresinden dönülse kardır deyip sadece öğretmen yetiştirme işinde değil bütün meslek alanları için planlamalar yapıp uygulamaya sokmamız gerekecektir. Unutmamalıyız ki bütün meslekleri icra edecek kişilerin, alan bilgilerin sağlam (AB), bu alan bilgisini kullanmalarını sağlayacak meslek bilgisi (MB) ve bu bilgileri Teknoloji kullanarak yapmalarına neden olacak Teknolojik Formasyon (TF)’a sahip olarak yetiştirmemiz gerekiyor.







Salı, Aralık 06, 2022

TPACK for All

Merhaba; 

Hazır Öğretmen Yetiştirme Programları tartışılırken bir öneride ben yapayım "TPACK For All" bu sefer sadece Öğretmen yetiştirme değil bütün öğretim programları, alan bilgisi, mesleki bilgi ve Teknolojik formasyon olarak düzenlensin, değilse tren gene kaçacak.

TPACK for All

Bu öneriye kaynak olan düşünce için daha fazla bilgi aşağıdaki adresten alınabilir;

TPACK ORG

Hadi hayırlısı :-)






Salı, Kasım 15, 2022

Bilgisayar Eğitimi.

Merhaba:
Bilgisayar Eğitimi konusunda çok sayıda yazı yazdım fakat çok etkilenen olmadığını düşünerek uluslararası alan yazından örnekleri paylaşmanın faydalı olacağını düşünerek bu yazıyı yazmaya karar verdim :-) yazının temelini oluşturan dokümana aşağıdaki adresten erişmek mümkün (resme tıklayarak görebilirsiniz).



What is Computer Science? başlığının altında;

"Computing education in K–12 schools includes computer literacy, educational technology, digital citizenship, information technology, and computer science. As the foundation for all computing, computer science is “the study of computers and algorithmic processes, including their principles, their hardware and software designs, their applications, and their impact on society” (Tucker et. al, 2006, p. 2). The K–12 Computer Science Framework organizes this body of knowledge into five core concepts representing key content areas in computer science and seven practices representing actions that students use to engage with the concepts in rich and meaningful ways."

Bu paragrafı GOOGLE çeviri kullanarak Türkçeye çevirdiğimizde;



"K-12 okullarında bilgisayar eğitimi, bilgisayar okuryazarlığı, eğitim teknolojisi, dijital vatandaşlık, bilgi teknolojisi ve bilgisayar bilimini içerir. Tüm bilgi işlemin temeli olan bilgisayar bilimi, "ilkeleri, donanım ve yazılım tasarımları, uygulamaları ve toplum üzerindeki etkileri dahil olmak üzere bilgisayarların ve algoritmik süreçlerin incelenmesidir" (Tucker ve diğerleri, 2006, s. 2) . K–12 Bilgisayar Bilimi Çerçevesi, bu bilgi birikimini bilgisayar bilimindeki temel içerik alanlarını temsil eden beş temel kavram ve öğrencilerin kavramlarla zengin ve anlamlı yollarla ilgilenmek için kullandıkları eylemleri temsil eden yedi uygulama halinde düzenler."

Bu kısımda yer alan "Computing Education" terimi için GOOGLE şöyle diyor;

K-12 okullarında ifadesi bizdeki Temel Eğitime (TE12) karşılık gelmektedir. Bu durumda Temel Eğitim okullarındaki Bilgisayar Eğitimi için düşünmemiz gereken başlıkları şu şekilde sıralayabiliriz;

  • Bilgisayar okuryazarlığı, 
  • Eğitim teknolojisi, 
  • Dijital vatandaşlık, 
  • Bilgi teknolojisi ve 
  • Bilgisayar bilimini içerir. 
Tüm bilgi işlemin temeli olan bilgisayar bilimi, "ilkeleri, donanım ve yazılım tasarımları, uygulamaları ve toplum üzerindeki etkileri dahil olmak üzere bilgisayarların ve algoritmik süreçlerin incelenmesini içermektedir.

Bütün bu başlıkları göz önüne aldığımızda "Bilgisayar ve Öğretim Teknolojisi Bölümleri (BÖTE)" ihtiyacı karşılama konusunda bir çözüm olarak düşünülebilir. BÖTE bölümlerinin kurulma amacı da yukarıda kısaca TE-12 okullarındaki bu ihtiyacı karşılamak amacıyla gerekli olan ÖĞRETMENLERİ yetiştirmek amacıyla kurulmuştu. Fakat, zaman içerisinde Bilgisayar Bilimi kısmında olan gelişmelere uygun olarak bu bölümlerin programları güncellenmedi ve Öğretim Üyesi kadrosu ise Eğitim/Öğretim Teknolojisi boyutunda baskın olmaya başlayınca Öğretmenlik misyonu yerine farklı isimlerle Öğretmenlik dışı alanlara yönelmeler başladı. Aslında, Eğitim/Öğretim Teknolojisinin TE-12 okullarında diğer Öğretmenlik alanlarında olduğu bir görev alarak öğrencilere aktarabileceği bir alan olmadığı için sorun büyüyerek günümüze kadar geldi. Bunun sonucunda, TE-12 okullarındaki görev tanımlarının net olmaması ve buna bağlı olarak bu okullarda okutulacak derslerin programları ve önemi tam anlaşılamadığı için Türk gibi başlanılan bir iş gene yarım yamalak ortada kaldı.

TOGG, İHA, SİHA, AI, IoT, yerli uçak, yerli teknolojilerin havalarda uçuştuğu bir çağda TE-12 okullarında öğrenciler bu gibi teknolojileri üretebilmek için gerekli olan bilgi, beceri ve tutumlarla donatılmasına yardımcı olacak Bilgisayar Öğretmenlerini görmeden ve ilgili dersleri almadan hayata hazırlanmaktadırlar.

Sonuç olarak "Bilgisayar Eğitimi" ve bu eğitimi verebilecek Öğretmenlere gereken önemi vermezsek gene kaçan tren/ler arkasından ağıt yakmaktan başka şansımız kalmayacak.

1994-1995 öğretim yılından başlamak üzere Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Eğitimi Bölümü bünyesinde üniversiteye kadar olan okulların müfredatlarına girmeye başlayan "Bilgisayar" derslerini verecek öğretmen ihtiyacını karşılamak üzere "Bilgisayar Öğretmenliği" anabilim dalı kuruldu. Bu daha sonra 1997-98 Öğretim yılından itibaren BÖTE olarak yola devam etti. 


Yazının girişinde yaptığım alıntıların tarihleri yukarıda BOTE bölümleriyle ilgili anlattıklarımdan sonra olmasına rağmen hala bir şansımız var verilen kaynakları okuyup bizim yaptıklarımızı değerlendirmekte fayda var. Değilse, KÖY Enstitülerinde olduğu gibi ileride çok hayıflanırız :-)

Saygılarımla,

M. Yaşar Özden
  
Kaynak:






Çarşamba, Eylül 21, 2022

 Eğitimde Milat Değişti;

Fazla ilerlemeden hemen "Milat" teriminin Wikipedia'daki tanımının İngilizcesine bir bakalım;

Common-Era
Common-Era

Bu giriş yazısına baktığımızda "Common Era (CE) and Before the Common Era (BCE)" ve "Anno Domini (AD) and Before Christ (BC)" terimlerinin birbirlerinin yerine kullanıldığını görüyoruz.

BC (Before Christ, İsa'dan önce (İÖ)) ve BCE (Before Common Era, Milattan Önce (MÖ)) aynı anlam için kullanılırken COVID-19'un hayatımızda yaptığı değişimler göz önüne alındığında artık Eğitim alanında yeni bir milat tanımına ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum. Bu yeni miladı aşağıdaki gibi tanımlamamız doğru olacaktır 😉

BC = Before COVID-19 veya BCE = Before COVID-19 Era

AD = After Disease veya CE = COVID-19 Era

COVID-19 pandemisi sonrasında artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacaktır. Diğer bütün değişimlere paralel olarak eğitimde de sanayi devrimi sırası/sonrası öğrendiklerimizi aynı şeklide sürdürme şansımız kalmamıştır. Darwin'in Evrim teorisinde olduğu gibi bu değişen şartlara uyum sağlayamayanlar ne yazık ki hem birey ve hem de toplum olarak doğal seçilim yoluyla  kaderlerine razı olacaklardır. Yeni okullar bugünün okulları gibi olmayacaktır, yeni öğretim programları bugünkünden farklı olacak olacak ve bu yeni ortamda var olacak öğrenme yardımcıları (öğretenler değil, öğrenmeye yardımcı olanlar) alan bilgisi, öğrenmeye yardımcı olma bilgisi ve teknolojik formasyona sahip olmak zorunda hissedeceklerdir. 

Yeni milat hepimize hayırlı olsun, farkına varıp gerekli değişimleri yapamazsak tren kaçırmaya devam (şu meşhur trenimiz var ya, Türk gibi başlayıp binmeye bilet alıp bir türlü binme kısmetini yakalayamayıp ardından güzellemeler oluşturduğumuz 😊).

M. Yaşar Özden,
21/9/2022


 

Pazartesi, Ocak 10, 2022

Teknolojik Formasyon ne Olabilir ki? (devam)

Merhaba:

Bu konuda ilk paylaşımı 8 Ocak, 2012'de "Teknolojik Formasyon? Ne Olabilir ki?" başlığıyla yapmışım. Bu yazıda genel olarak Teknolojik Formasyon tanımı konusunda kendi anladıklarımı paylaşmaya çalışmışım. Aradan geçen süre içersinde bu kavram konusunda yaptığımız çalışma sonuçlarını aşağıda sizlere ileteceğim, ilgilenenler okuyup görüşlerini paylaşırlarsa mutlu olurum.

1) Technological Formation Scale for Teachers (TFS): Development and Validation.

Participatory Educational Research (PER) Vol. 8(2), pp. 260-279, April 2021 Available online at http://www.perjournal.com ISSN: 2148-6123 http://dx.doi.org/10.17275/per.21.39.8.2

Technological Foramtion Scale
Technological Formation Scale.


2) Pandemi Dönemi Bağlamında Öğretmenlerin Teknolojik Formasyon Düzeyleri ve Canlı Ders Etkileşim Düzeyleri (Basım Aşamasında), Kabul tarihi, Aralık 2021.

"..Teknolojik Formasyonun ne olması gerektiği konusunda özetle; Teknolojik Alan Bilgisi, ile Teknolojik Alan Bilgisinin Öğrenimde Kulanılma Bilgisi  gerekmektedir. Teknolojik Alan Bilgisi, teknolojinin kendisi/kullanımı (üretim dahil) ile bu teknolojilerin ilgili alanda kullanımını kapsamaktadır..."

Teknolojik Formasyon ve Bilgisayar (Bilimi) Eğitimi konusunda sizlerle bilgi paylaşımı amacıyla aşağıdaki WEB sitesinde paylaşımlar yapmaya devam edeceğiz.

Bilgisayar (Bilimi) Eğitimi
Bilgisayar (Bilimi) Eğitimi WEB Sitesi



Saygılarımla,

M. Yaşar Özden





 



Perşembe, Eylül 30, 2021

Benim Okulum Bulutta, peki ya seninki?

Merhaba:

"Benim Okulum Bulutta" sitesi üzerinden eğitim gönüllülerine yardım etmeye çalışıyordum birkaç gönüllü ilköğretim Öğretmeni hariç kullanan olmadı. Sistem tek kullanıcı bilgisiyle bütün uygulama ve kaynaklara erişilebilen  Öğrenme Yönetim Sistemi (ÖYS ya da LMS) ile eşzamanlı/istek üzerine video ders paylaşımına olanak veren (MS365-MS-Teams) birbirine entegre yapıdan oluşmaktadır. 

https://benimokulumbulutta.online



Bu yapının ilk halini üniversitedeki (2016) "Temel Bilgisayar Okuryazarlığı" dersleri ile TIP Fakültesinin bazı derslerinde Skype For Business (Microsoft daha sonra MS-Teams ile değiştirdi) ve Moodle kullanımıyla 2020 yılına kadar kullanmıştık. 2020 bahar aylarından itibaren ise Skype For Business yerine MS-Teams'i kullanarak devam etmiştik. 

Bu entegre yapı Eşzamanlı-Eşzamanlı olmayan ve Harmanlanmış öğrenme etkinliklerinin planlanması, uygulanması, değerlendirilmesi sırasında büyük kolaylıklar sağlamaktaydı fakat ben bir türlü yaygın kullanımını başaramadım. Sorun galiba bu yapıyı ücretsiz olarak desteklememden kaynaklanıyordu (muş) (kendi aramızdaki konuşmalarda vardığımız sonuç). 

Bu çabanın ne kadar işe yaradığı konusunda içeride tam destek bulamayınca yurtdışında durum nedir diye baktığımda çok ilginç sonuçlarla karşılaştım. İlk örnek;



Bu sitedeki arkadaşlar bu işi çok güzel özetlemişler (Moodle ve MS-Teams birlikte);


Aslında bu fikir Microsoft tarafından da desteklenen bir fikir Microsoft diyor ki “Your LMS and Teams: better together for distance learning” 



Sonuçta bu bütünleşik yapı eğitim/öğretim etkinliklerinde çok güçlü bir platform oluşturmaktadır. Bu yapıyı kullanmak istediğimizde ne kadar bir ücret ödememiz gerektiği sorunun cevabına baktığımda;


Fena değilmiş öğrenci başına “8 $/yıl” demek ki orta boy bir üniversite bu yapıyı kullanmak istese hesap basit;

8 * 16.000 = 128.000 $ /yıl ödemek zorunda kalacak 😊

Acaba benzeri başka ticari uygulaması var mı? diye araştırmaya devam ettiğimde, LMS365 diye başka bir örneğe ulaştım;

https://www.elearningforce.com/

Bu uygulamada MS-SharePoint ve MS-Teams üzerinden gerçekleştirilmiş Öğrenme Yönetim Sistemi-Video ortamı bütünleştirilmesi. Bu yapıyı kullanmak istersek ne kadar ücret öderiz diye baktığımda;




Bu sefer 10$/yıl kişi başı bir ücret görünüyor. 

Microsoft çözümlerine alternatif olarak baktığımızda Zoom ve herhangi bir Öğrenme Yönetim Sistemi kullanılarak hazırlanan örneklere de rastlamak mümkün olabiliyor. Örneğin;


Bu firma ücret konusunda pazarlığa açığız demiş;


Sonuç olarak, amme hizmeti olarak sunmaya çalıştığım hizmetin karşılığı buralarda para etmezken yurtdışında kıymete binmiş sanırım. 😊

Unutmadan, bu entegre sistemi Windows Uygulaması oluşturup Windows Store’da da paylaşmıştım. Windows Store’da “myozden” olarak arama yapıldığında verdiğim derslerde öğrenciler için oluşturduğum Mobil uygulama örnekleri arasında görünüyor;




Saygılarımla,

30/09/2021
Prof. Dr. M. Yaşar Özden
















 


Salı, Mart 09, 2021

Harmanlanmış Öğrenme Ortamları - Öğrenme Analitiği

Merhaba:

Öğrenme Analitiği konusu bu aralar çok ilgi çekmeye başladı. Öğrencilerin elektronik ortamlarda oluşturduğu verileri (geçirdiği süre, iletişim sırasında oluşturduğu içerik vb.) izleyerek bu verilerin öğenci başarısıyla bir ilişkisi var mı? sorusuna cevap bulabilmek amacıyla, Doğu Akdeniz Üniversitesi'nde 2001/2002 Öğretim yılında "CSIT444-Online Web Design" dersinde kendi oluşturduğum "Öğrenme Yönetim Sistemi" üzerinden topladığım verileri Orta Doğu Üniversitesi'nde yapılan bir toplantıda sunmuştum.

Öğretim Yönetim Sitesinin çalıştığı "GUIDE" 

Kaynak: Özden M.Y. (2002), Bilişim Teknolojileri Işığında Eğitim Konferansı ve Sergisi (BTIE 2002), 20-22 Mayıs 2002, ODTÜ Kültür ve Kongre Merkezi, Bildiriler Kitabı, s. 44-50.

Öğrenci başına dönem boyuca ortalma siteyi kullanma süresi 11.1 saat olarak hesaplamıştım (öğrenci siteye giriş yaptıktan sonra gördüğü her sayfada geçirdiği zamanın toplam süresi).



Dönem sonu proje sunumlarından sonra öğrencilerin notlarına bakınca,  

Grup ve kişisel olarak chat/forum/e-mail verileri ile dönem harf notları.

harcanan sürelerle oluşan notlar arasında anlamlı bir ilişki bulamamıştım :-).

Umarım günümüz öğrencileri için durum farklıdır, bu çalışmanın yapıldığı tarihten bu yana neredeyse 20 yıl geçmiş. Bu "Öğrenme Yönetim sitemi" hala aktif fakat rektefiye gerektiriyor :-) 

Makale bağlantısı aşağıda;


http://guide.ceit.metu.edu.tr/documents/Ogretici_Tabanli_Ogrenmeden_Internet_Tabanli_btie_2002.htm

Saygılarımla,